E-Ticaret Uzmanı Orhan Şengün: Şirketler İçin E-Tüccar Olmak Zorunlu

Dalgıç Global A.Ş. E-Ticaret Uzmanı Orhan Şengün, 2020 yılının dijital dünyada önemli bir değişim yaşandığını vurguladı. Pandemi süreci, alışveriş alışkanlıklarını köklü bir şekilde değiştirdi ve bu durum Türkiye’de 4000’in üzerinde yeni e-ticaret sitesinin açılmasına yol açtı.

Şengün, bu süreçte online ticaretin hızla yükselişini değerlendirirken, Covid-19’un getirdiği zorlukların insanlar üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu da belirtti.

Pandemi döneminde evde kalma süreci, şirketlerin teknolojik dönüşümlerine hız kazandırdı. 2019 yılında online ödemelerin oranı %17 iken, bu rakam 2020’de %29’a çıktı.

Şengün, özellikle küçük işletmelerin dijital dönüşüm planlarını ertelediğini, ancak orta ve büyük ölçekli şirketlerin online ticarette fırsatları değerlendirdiğini anlattı.

Market alışverişlerinin online platformlardaki payının ise bir önceki yıla göre %200 oranında arttığı bilgisi dikkat çekici.

Kredi kartı kullanımının da pandemi ile birlikte farklı bir boyut kazandığını söyleyen Orhan Şengün, Türkiye’deki kredi kartı alışkanlıklarına dair ilginç veriler sundu. Anadolu’da küçük miktarlar için kart kullanımının yaygın olmadığını belirtti.

Ülke genelinde yaklaşık 2 milyon POS terminalinin bulunduğunu ancak bunların yalnızca %75’inin temassız ödemeleri desteklediğini aktardı.

Ayrıca, 18 yaş üstü bireylerin yalnızca %45’inin kredi kartı kullandığını gözlemlemek, nakit kullanımının hala ne denli yaygın olduğunu ortaya koyuyor.

Şengün, kredi kartı kullanımının daha pratik hale getirilmesi gerektiğini düşündüğünü ifade etti. Bankaların ortak veri sistemine ulaşmasının sağlanmasıyla birlikte, tek bir kart üzerinden birçok işlem gerçekleştirmenin mümkün hale gelebileceğini vurguladı.

Bunun yanı sıra, pandemi döneminde insanların objelere dokunma istekliliğinin azalmasının da, teknoloji ile şekillenen yeni alışveriş yöntemlerini beraberinde getirdiğini belirtti.

E-ticaretin geleceği ile ilgili düşüncelerini paylaşan Orhan Şengün, ticaretin geçmişte nasıl yapıldığının ve günümüzdeki e-tüccarlığın nasıl bir evrim geçirdiğinin altını çizdi.

Özellikle e-ticaretin robotlaşmaya ve soğuk bir ilişkiye yöneldiğini gözlemlediğini belirten Şengün, bu yaklaşımın müşteri ilişkilerini zedelediğini savunuyor. Müşterilerin, alışveriş sürecinde güven arayışında olduğunu ve markalar ile iletişim kurmak istediklerini dile getirdi.

Sosyal medya platformlarının da bu yeni alışveriş dinamiklerini benimsemeye başladığına dikkat çeken Şengün, Instagram gibi platformlarda alışveriş butonlarının bulunmasının bunun en iyi örneği olduğunu belirtti.

Sosyal medya devlerinin bu alandaki değişimlere yatırım yapması, geleceğin e-ticaretine dair önemli ipuçları barındırıyor. Fast pay gibi sistemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte, güven unsuru oluşturmuş e-tüccarların daha fazla kazanç elde edeceği öngörülüyor.

Sonuç olarak, e-ticaretin bir zorunluluk haline geldiği bu dönemde, şirketlerin müşteri ilişkilerini güçlendirmeleri ve teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmaları gerekiyor. E-tüccar olmanın getirdiği avantajları yakalamak, rekabetin yoğun olduğu bu dijital dünyada başarı için kritik bir unsur haline geldi.

Yorum yapın