Değerli adalılar, sizlerle buluşmak ve adalarımızın güzelliklerini paylaşmak için buradayım. Bu yazım, hem sağlığınızı korumak hem de çevre duyarlılığı oluşturmak adına önemli bir konuya dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki plajlarda gerçekleştirdiği su analizlerinin sonuçlarını Yüzme Suyu Takip Sistemi aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmaya başladı. Sonuçlar, adalarımızda denize girme açısından bazı olumsuz durumları ortaya koyuyor.
Yayınlanan verilere göre, İstanbul’daki plajların durumu iç açıcı değil. Aralarında Büyükada ve Kınalıada’nın da bulunduğu 11 plaj, denize girmeye uygun olmayan “kötü” kategorisine alındı. Öte yandan, 10 plaj “mükemmel” ve 60 plaj ise “iyi” olarak değerlendirilmiş durumda.
Kınalıada’da, özellikle Su Sporları Klübü önündeki alan ve Vapur İskelesi, Büyükada’da ise Yörükali Plajı, Halk Koyu, Aya Nikola Halk Plajı ve Nakibey Plajı gibi noktalar, “kötü” olarak işaretlenmiş.
Bu plajlardaki yüksek koliform bakteri miktarı, bu olumsuz değerlendirmelerin başlıca nedeni.
Bu durum, kirliliği artıran faktörleri incelemek için bende bir merak uyandırdı. Bilindiği üzere, adalar yaz aylarında yoğun bir turist akınına uğruyor. Bu kalabalık, çevreye ve denizlerimize ciddi zararlar veriyor.
Örneğin, günlük 400-500 kişiyi ağırlayan Kumluk Plajı, yetersiz altyapı nedeniyle büyük bir tehlike arz ediyor. Normalde 3-4 kilometre uzakta boşaltılması gereken kanalizasyon atıkları, doğrudan denize deşarj edilmekte.
Bu durum, sahil bölgesini adeta bir tehlike alanına dönüştürüyor.
Kınalıada sakinleri, bu kirlilikle ilgili ciddi endişeler taşımakta. Sağlık Bakanlığı’nın analiz sonuçlarını göz önünde bulundurarak, konuyla ilgili kapsamlı önlemler alması ve Adalar Belediyesi ile birlikte çalışması gerekiyor.
Denize girmek için nedenlerin araştırılması, analiz sonuçlarıyla ilgili insan sağlığına yönelik tehditlerin belirlenmesi ve bu kirliliğin önüne geçilmesi için atılacak adımlar büyük bir önem taşıyor.
Plajlardaki tuvaletlerin ve kanalizasyon sistemlerinin denetimi elzem hale gelmiş durumda. Ayrıca, adadaki restoranların ve kafe işletmelerinin atık yönetim sistemine tabi tutulması, çevreyi kirleten firmalara yaptırımlar uygulanması gerekiyor.
Deniz temizleme araçlarının kıyılarda bulunması ve kanalizasyon altyapısının geliştirilmesi, bu sorunun çözümü için şart. Adalar Belediyesi’nin, Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde etkili denetimler yapacağına inanıyorum.
Sağlık Bakanlığı, Türkiye genelindeki halka açık plajlarda su analizlerine devam ediyor. İl Sağlık Müdürlükleri tarafından yürütülen bu çalışmalar, yüzme sezonu boyunca belirli aralıklarla gerçekleştirilmekte.
Plajlardaki “mükemmel”, “iyi”, “kötü” ve “girilemez” kategorilerindeki verilere halk, yuzme.saglik.gov.tr adresinden ulaşabiliyor. Bu hizmet için Sağlık Bakanlığı’na teşekkür etmek gerekir.
Çevre kirliliğine karşı durmak ve bu konudaki gelişmeleri takip etmek, hepimizin sorumluluğu. Bu yazı, benim çevreci duyarlılığımın bir yansıması; adalarımızın ve halkımızın sağlığını koruma çabasıdır. Siz değerli ada sakinlerinin de bu konuda duyarlı olmasını diliyorum. Görüşmek üzere. Cahit Tiftik / ADALARHABER