Büyükada’da yer alan ve bölgenin simgelerinden biri haline gelmiş olan Rum Yetimhanesi’nin restorasyonuna yönelik hazırlanan rapor kamuoyuna sunuldu.
Avrupa’nın en büyük, dünya genelinde ise ikinci büyük ahşap yapısı olarak bilinen bu tarihi eser, zamanla geçirdiği bozulmalar ve yapısal sorunlarla karşı karşıya.
Europa Nostra ve Avrupa Yatırım Bankası tarafından yapılan detaylı incelemeler sonucunda, restorasyonun maliyetinin 40 milyon euro olacağı öngörülüyor. Projenin tamamlanması içinse yaklaşık 4-5 yıl süre gerekeceği belirtiliyor.
Yapının mevcut durumunun ağır olduğunu vurgulayan uzmanlar, Rum Yetimhanesi’nin her an yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Rapor, tarihi yapının korunması ve gelecekteki kullanımıyla ilgili önemli bilgiler sunuyor.
“Temel hedef, yapının tamamen orijinal haline dönmesi değil. Bunun yanı sıra, son yıllarda meydana gelen hasarların izlerini görünür kılarken, yeni ve cazip kullanımlara da uygun hale getirerek eseri yaşatmak” ifadesi raporda dikkat çekiyor.
Tarihi Rum Yetimhanesi, 19. yüzyılın sonlarına doğru ünlü mimar Paul Vallery tarafından otel ve kumarhane olarak inşa edilmişti. Uzun yıllar boyunca farklı işlevler üstlenen yapı, günümüzdeki kötü durumuyla, geçmişteki ihtişamından uzak bir görüntü sergiliyor.
Restorasyon projesinin hayata geçirilmesi, hem tarihi mirasın korunması hem de Büyükada’nın kültürel zenginliğine katkı sağlamak açısından büyük bir önem taşıyor.
Bölge sakinleri ve ziyaretçiler, Rum Yetimhanesi’nin restore edilmesi durumunda, hem tarihi hem de turistik açıdan yeniden canlanmasını umut ediyor.
Böylece, bu özel yapı sadece geçmişin izlerini taşımakla kalmayacak, aynı zamanda yeni nesillere de aktarılabilecek bir mekan haline gelebilecek. Proje için gerekli olan fonların sağlanması, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi açısından kritik bir rol oynayacak.