İstanbul’un kültürel miraslarından biri olan İstanbul Radyosu, tarihi ve sanatsal yönüyle birçok değerli ismi Türk müziğine ve sanatına kazandırmış bir kurum.
Ancak, ulus ve Şişli Harbiye’deki binalarının depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle bu önemli yapının boşaltılması talep ediliyor.
1945 yılında radyoevi olarak faaliyete geçen ve 1971 yılında İstanbul televizyonunun kurulmasıyla birlikte kamu yararına hizmet vermeye devam eden bu binalar, zamanla İstanbul’un anıt yapıları arasında kendine sağlam bir yer edinmişti.
Haber Sen, İstanbul Radyosu’nun geleceği hakkında endişelerini dile getirmek için tarihi binanın önünde bir araya geldi. Yapılan açıklamada, radyo evinin geçmişte birçok kez başka kurumlara devredilme girişimine maruz kaldığına dikkat çekildi.
Örneğin, 2000 yılında otel yapılma planları yapılmış, ardından 2012 yılında Birleşmiş Milletler’e devri gündeme gelmişti. Şimdi ise başka bir kuruma verilmesi ihtimali üzerinde duruluyor.
Haber Sen emekçileri, tarihi bina hakkında kararlı bir duruş sergileyerek, bu yapının herhangi bir kuruma devredilmesine karşı çıktıklarını belirtti.
Emekçilerin açıklamalarında, Muzaffer Sarısözen ve Zeki Müren gibi büyük sanatçıların da bu binada çalıştığı ve bu tarihi yapının İstanbul’un kültürel yaşamında oynadığı önemli rol vurgulandı.
Bugüne kadar burada yaşananların ve üretilenlerin kıymetinin bilindiği ifade edilerek, bu mirasın korunması gerektiği çağrısında bulunuldu.
İstanbul Radyosu, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türk müziği ve kültürü için bir okul niteliği taşıyan bir yer. Bu nedenle, radyo binasının korunması ve sahip olduğu kültürel mirasın yaşatılması gerektiğine dair ortak bir görüş oluşmuş durumda.
Emekçilerin bu konuda kararlılığı, tarihi yapının geleceği açısından hayati bir öneme sahip. İstanbul’un sesi olan bu radyonun, geçmişte olduğu gibi gelecekte de varlığını sürdürmesi için herkesin duyarlı olması gerektiği vurgulanıyor.