Anayasa Mahkemesi, Sivriada’da gerçekleştirilen inşaat faaliyetlerine karşı önemli bir karar alarak bu süreçlere son verdi. Daha önce Danıştay 6. Dairesi, Sivriada ve Yassıada’nın imara açılmasıyla ilgili bir başvuruda bulunmuştu. Bu başvuru, 3 Nisan 2013 tarihli 6456 sayılı yasayı inceleme konusu yaptı.
Mahkeme, söz konusu kanunun 27. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa ile çeliştiğine hükmederek iptal etti. Bu iptal, Resmi Gazete’de 24 Temmuz 2019 tarihinde yayımlanan 30841 sayılı kararın da düşmesine yol açtı.
Böylece Sivriada’nın koruma yasalarına ve SİT alanı statüsüne tabi olan yapılaşmanın önündeki engeller kaldırılmış oldu.
Kararın gerekçesinde, devletin kıyıları ve doğal çevreyi koruma yükümlülüğüne dikkat çekildi. Mahkeme, Sivriada’nın yapılaşmaya açılmasının, geri dönüşü mümkün olmayan doğa tahribatlarına neden olabileceğini vurguladı.
Bu hüküm, aynı zamanda Sivriada’daki şantiye kurma işlemleri ve çevreye zarar veren diğer faaliyetlerin derhal durdurulmasını gerektiriyor.
Sivriada ve Yassıada’da gerçekleştirilen tüm yapılaşmaların Anayasa’ya aykırı olduğu konusunda da net bir ifade kullanıldı. Bu durum, hem çevre koruma hem de hukukun üstünlüğü açısından önemli bir gelişme olarak kaydedildi.
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, çevre hakkındaki duyarlılığın arttığı bir dönemde atılan somut bir adım olarak değerlendiriliyor.