Adalar’da yer alan tarihi yapılar, yıllar içinde maruz kaldıkları ihmal nedeniyle kötü bir durumda. Bu yapılar arasında en dikkat çekeni, Büyükada’da yer alan Taş Mektep.
1970’lerde ilkokul ve ortaokulun taşınmasıyla boş kalan bu tarihi bina, 1996 yılında konukevi yapmak üzere restorasyon projeleri için gündeme geldi. Ancak, binanın soyulması ve bazı orijinal unsurlarının tahrip edilmesiyle inşaat çalışmaları durdu.
2005’te Adalar Belediyesi tarafından müze olarak kullanılmak üzere 5 yıllığına tahsis edilse de, 2009 yılında İBB tarafından politik nedenlerle tahsisi iptal edildi. Sonrasında yapılan girişimler de sonuç vermeyince, bina adeta çürümeye terk edildi.
Turing Kültür Evi ise 1997 yılında Adalar Kaymakamlığı ve Turing Kulübü’nün Kültür Bakanlığı’na yaptığı talep üzerine 30 yıllığına Turing’in kullanımına verildi. Yapı restore edilerek Turing Kültür Evi olarak faaliyete geçti.
Ancak, 2003’te Çelik Bey’in vefatından sonra kültürel faaliyetler aksadı. Son yıllarda, bu mekanın yalnızca kafeteryasının açık tutulduğu ve diğer kültürel etkinliklerin sona erdiği bildirilmektedir. Turing Yönetimi’nin burayı elden çıkarmaya hazırlandığı da konuşuluyor.
Büyükada’da 2005 yılında inşaatına başlanan kütüphane, başlangıçta Adalar Vakfı, belediye ve kaymakamlık tarafından Kültür Bakanlığı’na sunulan bir teklifle restore edilmek istenmişti.
Ancak yaşanan sorunlar neticesinde, 2007 yılında açılan kütüphane binası, günümüzde kapıları kapalı bir halde bekliyor. İçeriye kimse girmiyor ve kitap temin edilmediği için kullanılamaz bir durum almış durumda.
Heybeliada’daki kütüphane ise farklı bir hikaye sunuyor. Çınar Meydanı’nda yer alan bu yapı, hazineye geçtikten sonra Kültür Bakanlığı’na tahsis edildi. 2010 yılında Adalar Vakfı’nın katkısıyla temizlik çalışmaları yapılmıştı. Ancak burada da işler istenildiği gibi gitmedi.
Projelerin ilerlemediği ve belirsizliğin hâkim olduğu bir süreç yaşanıyor.
Tüm bu sorunlar, tarihi ve kültürel mirasın korunması konusundaki kaygıları artırıyor. Adalar’daki bu yapılar, sadece birer bina olmanın ötesinde, bölgenin kültürel kimliğinin birer parçasını temsil ediyor.
Ancak, yaşanan ihmal ve belirsizlikler, bu değerli mirasların yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Bu durum, sadece Adalar için değil, benzer sorunlarla mücadele eden birçok yer için de geçerli.
Zamanla, bu yapılar üzerindeki tartışmaların ne şekilde sonuçlanacağı merak ediliyor. Kaygılar, bu yapılar için bir çözüm yolu bulunup bulunamayacağı yönünde yoğunlaşıyor.